// Çevrimiçi

Başbakan’ın helikopterinde tasarım hatası (Sayı 7) - AİR FORCE ONE TÜRKİYE’DE (Sayı 7) - Nisan - Mayıs sayımız çıktı! - Aviation Türk artık dijital olarak da satışta… www.emecmua.com - BÖLGESEL JETLERİN DEVİ: BOMBARDİER CJR900 - KKTC’nin Çilesi: Doğrudan Uçuş (Sayı 5) - Deniz Uçakları Hayat Kurtarıyor… - Gulfstream G 550 (Sayı 2) - Haziran Sayımız Çıktı! - Enler ve İlkler (Sayı 2) -


DİKKAT: Web sitelerine yerleştirdiğimiz konularımızın dergimizin baskısında daha ayrıntılı ve gerek içerik, gerekse görsel anlamda daha zengin olduğunu unutmayınız.

Uçaklar Ne Kadar Güvenilir? (Sayı 2)

Mayıs 25th, 2008 by admin

Bugün hala uçak kazalarının önüne geçilemiyor ancak hala ve hala en güvenilir seyahat yolu: Havayolu. Önemli kurumların istatistiklerine bakıldığında, aslında bir uçağın düşmesi neredeyse “imkansız”.

Havacılık sektöründe yaşanan teknolojik gelişmelere karşın, içinde bulunduğumuz yüzyılda da hepimiz pek çok ölümlü uçak kazasına şahit olmak durumda kalıyoruz. Zira, tüm teknolojik gelişmelere ve uçakların daha güvenli uçması için harcanan çok büyük para meblağlarına karşın hâlâ uçak kazalarının önüne tam olarak geçilemiyor ve maalesef yaşanan bu uçak kazalarında da pek çok insan yaşamını kaybediyor. Bu duruma karşın, günlük hayatımızda çeşitli vesileler ile sıkça duyduğumuz, “Dünya üzerinde en güvenli seyahat biçimi hava yoludur” şeklindeki düşünce acaba ne kadar doğrudur? Hava yolu ile seyahat etmenin, kara yolu, demir yolu ya da deniz yolu ile seyahat etmekten daha güvenli olduğu varsayımından hareket edersek, acaba uçaklara bindiğimizde kendimizi gerçekten tam mânasıyla güvende hissedebilir miyiz? Bu konu ile ilgili olarak zihnimizi işgal eden sorulara yanıt bulmak için, havacılık sektöründe söz sahibi olan kurumların yapmış olduğu araştırmaları incelemek gerekir.
Federal Havacılık Kurumunun (FAA) kendi resmi web sitesinde (örütbağında) yayınlamış olduğu istatistiksel bilgilere göre, 1997 yılından günümüze değin, dünya genelinde ticari havayollarında yaşanan ve ölümle sonuçlanan uçak kazalarında, her ne kadar istenen düzey yakalanamamış olsa da, yüzde elli yedi oranında bir düşme görünüyor. Yine bu kurumun verdiği bilgiler doğrultusunda, havacılık sektöründeki daha güvenli uçuş için sürdürülen çalışmalarının devam etmesi, havacılık sanayisindeki tüm iştirakçilerin işbirliği ve FAA’nın çalışmaları neticesinde, ticari havacılıkta en güvenli dönemlerin yaşandığı ifade ediliyor.
Havacılık sanayisinin tanınmış üreticilerinden bir tanesi olan Boeing şirketinin, 1959-2007 yılları arasında dünya genelinde, belirli ağırlık baz alınarak, ticari jet uçak kazaları hakkında yapmış olduğu araştırma doğrultusunda ise, 1959’dan 2006 yılına gelindiğine, yani bu süreç boyunca, sözü edilen uçakların hizmete giriş sayılarının ve hizmetteki uçakların yapmış olduğu uçuş saatlerinin sürekli olarak artan genel bir eğilim izlediği, bununla beraber, yaşanan kazaların ve bu kazalar esnasında hayatını kaybeden insanların sayısında ise yine genel olarak bir azalma olduğu belirtiliyor.
Havacılık konusunda yetkili sayılan bir başka kurum olan Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği (IATA) ve Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu’nun (ICAO) aynı hususlar konusunda yapmış olduğu araştırmalar doğrultusunda ortaya çıkan neticeler de, sivil ticari havacılık sektöründe yaşanılan büyüme sürecine rağmen, geçen zaman içerisinde bu alanda yaşanılan kazalarda ve ölümcül kazalarda azalış olduğunu gösteriyor.

ICAO’nun araştırmalarına göre yaşanan ölümcül kaza sayısında 1996’dan bu yana önemli bir düşüş var. Ancak o günden bu yana uçuş sayılarının da arttığı düşünülürse kaza sayısına bakmak yaşanan gelişmeyi göstermeye yeterli değil. 2. Grafik, güvenlikte sağlanan ilerlemeleri daha iyi yansıtmaktadır.


Uçuş sayıları ve kaza sayılarının birlikte hesaba katıldığı üstteki grafik, her on milyon seferde kaydedilen kaza sayısını gösteriyor. Gerçek kaza sayılarının beklenen trendin altında kaldığı yıllar “başarılı yıl” olarak nitelendirilebilir.

Havacılık sektöründeki söz sahibi olan tüm kurumların ortak özlemi (aslında potansiyel uçak yolcusu olan kişilerin tamamını da bu gruba rahatlıkla dâhil edebiliriz), yani bir başka ifade ile, ulaşılmak istenen amaç; havacılık sektörünün tamamen kazasız bir alan olması. Ancak, bu özlemin gerçekleşmesi için daha çok çalışılması gerektiği de ortadadır.
Havacılık alanında söz sahibi olan bu kurumların verilerine, çalışmalarına bakarak belki bir yere varılabilir; ancak elde edilen bu verilerin uçma korkusu yaşayan kişilerin korkularını azaltır mı bunu bilemeyiz. Bu arada, hava yolu taşımacılığın diğer taşımacılık biçimleri ile (kara, deniz ve demiryolu) mukayesesini sonraki sayılarımızda ele alacağımızı da belirtmek isteriz. İyi uçuşlar…

Süleyman Bulut / Aviation Türk, Sayı 2

Bu Kategorideki Son Yazılar

Bu yazıya bir yorum yazın...

Dikkat! Yorumlar onaylandıktan sonra yayına girecektir.