Röportaj: Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
Türkiye pilot olmak isteyen adayları için cazibe merkezi haline geliyor, sebebiyse…
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, son zamanların en çok mikrofon uzatılan, en çok görüş alınan ismi oldu. Sebebi bildiğiniz gibi Isparta’da yaşanan üzücü uçak kazası. Bakan Yıldırım kaza sonrası en yetkili ağız sıfatıyla televizyonlarla bir ay boyunca evlerimize konuk oldu. Güne başlarken gazetelerde yine bakanın konuya ilişkin açıklamalarını okuduk. Konu malum… Isparta uçak kazası.
Sivil havacılığa yönelik yayın yapma kararıyla dergimizi hazırlarken aklımızın bir köşesinde Ulaştırma Bakanı’yla görüşme vardı. Ancak herkesin artık soru ve cevaplarını bildiği ‘O’ olayla ilgili değil, bakanlığının yürüttüğü çalışmaları ve havacılıkta Türkiye’nin Dünya ölçeğindeki yerini konuşmak istedik. Bakan Yıldırım isteğimizi memnunlukla karşıladı. Kendisiyle yaptığımız söyleşiyi aktarıyoruz.
Aviationturk: Sayın Bakan ilk sorumuz AKP Hükümeti’nin yürüttüğü politikalarla ilgili. Adalet ve Kalkınma Partisi ikinci defa iktidara geldi ve siz de ikinci kez Ulaştırma Bakanlığı koltuğuna oturdunuz. Sayın Bakan bu koltuğa oturduğunuz ilk yıllar ve şimdi ikinci defa bakanlığa geldiğiniz 2007 arasında bir kıyaslama yapmak gerekirse, neler değişti? Havacılığı dinamitleyen ne oldu?
Bakan: 2003 yılına kadar tarifeli iç hat seferleriyle yolcu taşıma hakkını sadece Türk Hava Yolları kullanabiliyordu. Yani iç hat yolcu taşımacılığı tekel durumundaydı. Hükümetimizin göreve başlamasından sonra, bu konu üzerinde yapılan ayrıntılı çalışmalar ve değerlendirmeler sonucunda mevcut uygulamanın havacılık sektörünün gelişmesine engel teşkil ettiğini tespit edilmiştir. Bunun üzerine sektörün önünü tıkayan bu uygulama kaldırılarak THY’nin yanı sıra diğer özel sektör işletmelerinin de iç hatlarda tarifeli seferler yapmalarına imkan sağlayan yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu gün gelinen durum itibariyle, bu konuda alınan kararların ve uygulamaların ne kadar yerinde olduğu görülmektedir. ‘Her Türk Vatandaşı hayatında en az bir kez uçağa binecektir” hedefi ile 2003 yılında başlatılan Bölgesel Havacılık Politikası kapsamında hayata geçirilen projeler, ülkemizdeki sivil havacılığın dünyayı şaşırtacak hızla gelişmesine neden olmuştur.
Aviationturk:Yolcu sayısındaki inanılmaz artış beraberinde pek çok ihtiyacı da getirdi.Bunların en başında hiç kuşkusuz tam donanımlı , uluslararası standartlara uygun havaalanı ihtiyacı yolcu artışıyla birlikte kendini hissettiriyor. Sayın Bakan bu konuda Bakanlığınızın yürüttüğü çalışmalardan söz eder misiniz?
Bakan:Türkiye’de son yıllarda yaşanan havayolu taşımacılığının gelişmesine paralel olarak, Yap İşlet ve Devret Modeli ile Antalya, Dalaman, İstanbul-Atatürk, Ankara-Esenboğa, İzmir-Adnan Menderes Hava Limanlarına uluslararası ölçekte modern yolcu terminalleri yapıldı ve bu havaalanlarının yolcu kapasiteleri artırıldı. Bunların yanı sıra Devlet Hava Meydanları(DHMİ)Genel Müdürlüğü yatırımı ile bir çok havaalanında yolcu terminalleri geliştirildi ya da yeni yolcu terminalleri yapıldı. İstanbul Sabiha Gökçen Hava Limanı yeni yolcu terminali Yap İşlet Devret Modeli ile ihale edilip, Milas-Bodrum Hava Limanında ise yeni yolcu terminalinin Yap İşlet Devret Modeli yapımı planlanmaktadır. Bununla birlikte Kütahya, Afyon ve Uşak illerine hizmet vermek üzere Kütahya-Altıntaş bölgesine uluslararası boyutlarda bir havaalanı yapımı planlanmaktadır
Aviationturk:Yolcu artışı, beraberinde yeni havaalanlarının inşaasını getirirken personel ihtiyacının artacağı açıkça ortaya çıkmakta. Peki Sayın Bakan; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü(SHGM) yeni kadrolar oluşturacak mı? Bu çalışmalardan da bahseder misiniz?
Bakan:SHG Müdürlüğü faaliyet alanı itibariyle uluslararası kuruluşlarla yakın işbirliği içinde çalışmak ve sektörün özelliği gereği hızla ilerleyen ve değişen koşulları yakinen takip etmek durumundadır. 2005′te yürürlüğe giren kanun*la SHGM’nin yeniden yapılandırılması yönünde çalışmalar başlamış olup halen devam etmektedir. Özellikle uzman personel istihdamına yönelik yeni düzenlemeler yapılmakta olup, personelin özlük haklarının iyileştirilmesi de öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır.
(*18.11.2005 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 5431 sayılı ‘Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun)
Aviationturk:Yani geldiğimiz noktada Türk Sivil Havacılığı’nı inşaa edilen büyük bir kuleye benzetebiliriz. Yolcular, havaalanları, personel… derken kule inşaatı sürekli yükseliyor. Havacılıkta yaşanan bu yükselişi ve gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda, Türkiye’nin ‘Havacılık Eğitim Merkezi’ olması için bakanlığınızın ve SHGM’nin yürüttüğü bir çalışma var mı? Hayata geçirilmesi düşünülen projeler var mı?
Bakan:Uçuş eğitim organizasyonlarımızın mevcut eğitim kapasitelerinin (eğitici personel, uçak sayısı, eğitim tesisleri) artırılarak yerli öğrencilerimizin yanı sıra yabancı öğrencilere de pilotluk eğitimi verilme imkanlarının arttırılması hedeflenmekte. SHGM, eğitim alanında bölgesel işbirliği için uluslararası toplantılar organize ediyor. Ümit ediyoruz ki, ülkemiz yakın bir gelecekte Kafkasya, Akdeniz ve Ortadoğu coğrafyasının ‘Havacılık Eğitim Merkezi’ haline gelecektir. Bu kapsamda, ülkemizde verilen eğitimlerle ilgili yetkilendirmelerin tüm dünyada ilave işleme gerek kalmaksızın tanınması en önemli avantajımız durumundadır.
Aviationturk:Sayın Bakan son soruya hemen ek bir soru daha sormak istiyoruz. Havayolu şirketlerinin hızla artmasını ve ülkemizde pilot olmayı kolaylaştırıcı düzenlemeleri de göz önünde bulundurarak şunu sormak istiyoruz. Pilot olmak isteyen adayları bilgilendirmek amacıyla bu alanda hizmet vermek üzere kurulan uçuş okullarının son yıllardaki çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bakan: Pilot yetiştirmek üzere kurulan Uçuş Eğitim Organizasyonları ulusal ve uluslararası mevzuatlara göre Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce denetlenmekte ve değerlendirilmekte olup, ülkemizin de üyesi bulunduğu JAA (Havacılık Otoriteleri Birliği) standartlarına göre yetkilendirilmektedir. Son yıllarda Uçuş Eğitim Organizasyonlarımızın eğitim ve öğretim standartlarının yükseldiği görülmekle beraber asgari gereklilikleri karşılamakta zorlanan bir-iki eğitim organizasyonumuz da bulunmaktadır. Asgari gereklilikleri sağlayamayan bu uçuş eğitim organizasyonlarının eğitim yetkileri de asgari gereklilikleri sağlayıncaya kadar askıya alınmaktadır. Ancak genel olarak değerlendirildiğinde özellikle son iki yıl içerisinde uçuş eğitim organizasyonlarının eğitim kalitesi, eğitime alınan öğrenci sayısı ve eğitim standardı büyük oranda yükselmiştir. Halen 15 uçuş eğitim organizasyonumuz bulunmakta olup, bu organizasyonlarımızda, 2002-2005 yılları arasındaki dönemde toplam 580 öğrenci pilotluk eğitimi alırken, bu sayı son iki yıl içerisinde (2006-2007) toplam 619 oldu. Uçuş emniyeti bakımından taşıdığı önemin de farkında olarak, bu alandaki faaliyetler de hassasiyetle takip edilmektedir.
Aviationturk: Sivil Havacılık Sektöründe yaşanan hızlı gelişmeler akla ‘özel havaalanları’ sorusunu getiriyor. Sayın Bakan, özel havaalanlarının kurulmasına Hükümetiniz ve Bakanlığınızın yaklaşımını öğrenebilir miyiz?
Bakan: Özel havaalanlarının yapımı ve işletilmesini engelleyen herhangi bir düzenleme yoktur. Bu çalışmalar, Bakanlığımızca ilgili kurallara uygun olarak desteklenmektedir. 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 34. maddesi, havaalanlarının yapımı ile ilgili düzenlemeleri içermektedir. Bu kanuna dayanılarak çıkarılan ‘Havaalanları Yapım İşletim ve Sertifikalandırma Yönetmeliği’ SHY-14A bir havaalanının yapılması ile ilgili tüm kriterleri belirlemektedir.
Aviationturk:Yeni inşa edilen havaalanları beraberinde pek çok konuyu da gündeme getiriyor. Buralarda istihdam edilecek personelin dünya sivil havacılık standartlarında eğitim alması ve Türkiye’nin uyması gereken uluslararası yükümlülükleri var. Türkiye’nin de üyesi olduğu ICAO’nın 2 Mayıs 2007’de yayınladığı raporda, Türk Sivil Havacılığını düzenleyen ve denetleyen SHGM’nin personel politikasını yetersiz bulundu. Raporda SHGM’nin nitelikli personele sahip olmadığı vurgulandı. Konu ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
Bakan: Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü(ICAO) dünyadaki sivil havacılık faaliyetlerinin özellikle havacılık emniyeti açısından gözetim faaliyetini yerine getirebilmek amacıyla üye ülkelere denetim gerçekleştirmektedir. Yasal Altyapı, Düzenleme ve Denetleme Yeterliliği, Ruhsatlandırma-Gözetim-Denetim, Uçuşa Elverişlilik, Lisanslandırma, Kaza Kırım, Hava Seyrüsefer Faaliyetleri ve Havaalanları gibi konularda üye ülkelere denetim yapılır. ICAO’nun Mayıs 2007’de ülkemize gerçekleştirdiği denetimlerin ardından hazırlanan ön rapor; sanılanın aksine ICAO kurallarını etkin uygulama konusunda Türkiye’nin 190 üye ülkenin ortalamasından yüzde 50 daha iyi performansa sahip olduğunu ortaya koymuştur. ICAO standartlarını uygulama eksikliği dünyada yüzde 40.96 olarak belirlenmiş iken, bu rakam Türkiye’de yüzde 22. 19’dur.
USOAP denetimlerinin analiz raporu incelendiğinde “Teknik Personel Nitelikleri ve Eğitimleri” başlığı dışındaki 7 maddede SHGM’nin önemli ilerleme kaydettiği görülmektedir. Sivil havacılıkta çok gelişmiş bir iki ülke dışında üye ülkelerin genelinde bu maddede eksiklik olduğu açıklanmıştır. Bu konunun çözümüne yönelik çalışmalarımız hızla devam ediyor. Sivil havacılığımızın yüzde 30 gibi rekor büyümeye rağmen eksikliklerini giderdiğini ve diğer 7 madde de ICAO standartlarını dünya ülkelerinin büyük kısmından daha iyi uyguladığımızı kimse yazmıyor. Ülkemizin 2000 yılında yüzde 31.96 olan uygulama eksikliği 2007 yılında 22.19’a düşmüştür. Dünyadaki büyüme ise sadece yüzde 5 olmasına rağmen çoğu ülkede uygulama eksikliği giderilemiyor.2000 yılında dünya genelinde yüzde 28.83 olan uygulama eksikliği 2007 yılında yüzde 40.96’ya kadar yükseliyor.
Aviationturk: Bunca soruyla Türkiye’deki sivil havacılığın durumunu gözler önüne sermeye çalıştık. Ancak Türkiye’yi Dünya ölçeğinde kıyaslamak istersek ‘dünyadaki yerimizi nasıl buluyorsunuz? Biz dünyada nereye geldik?
Bakan:Gerek yolcu sayımızdaki artış, gerek havayolu işletmelerimizin sahip olduğu uçak sayılarının her geçen gün artması ve yeni seferler ile hem yurt içinde hem de yurt dışındaki seferlerini arttırmaları sivil havacılığımız adına son derece olumlu gelişmelerdir. Hava alanlarımızın sertifikalandırılması ve uluslararası standartlarda hizmet verir hale gelmesi ve sivil havacılık ile ilgili daha pek çok konuda yaşanan gelişmeler ile uluslararası alanda pek çok başarı elde edilmiştir.
Havaalanlarının ruhsatlandırma ve sertifikasyon çalışmalarına hız verilerek bu çalışmaların tamamlanması ile; toplam 21 havaalanına İşletme Ruhsatı, bunlardan 15 havaalanına ise ayrıca İşletme Sertifikası verilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde Ülkemiz Sivil Havacılığı diğer ülkeler ile mukayese edildiğinde ülkemiz Avrupa’daki pek çok sivil havacılık otoritesini geride bırakarak, Almanya, İngiltere, Norveç ve Belçika’dan sonra yer alarak sıralamada önemli bir konuma sahip olmuştur.
2007 yılında yerli uçaklara yapılan 380 SAFA ve yabancı uçaklara yapılan 200 SANA denetimi ile Türkiye, Avrupa Sivil Havacılık Konferansı ECAC’a üye 42 ülke arasında 6. sıraya yükselmiştir.
Tüm bu gelişmeler, Türk sivil havacılığının dünya genelindeki güvenilirliği artmış ve uluslararası havayolu ittifaklarının ve uluslararası örgütlerin ilgi odağı haline gelmesine neden olmuştur. Bunların yanısıra gelişen havacılık sektörümüzün ihtiyaç ve beklentilerini karşılamak üzere gerekli yasal düzenlemeler hızla hayata geçirilmiş ve ülkemizde uluslararası standartların uygulaması amacıyla yapılan mevzuat çalışmaları uluslararası örgütler tarafından takdirle karşılanmış olup, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi bölgede pek çok ülkeye örnek gösterilir hale gelmiştir.
‘
ECAC yönetim kurulu üyeliğine seçilen ülkemiz, AB üyesi olmadan bu aşamaya gelen tek ülkedir’
Üyesi bulunduğumuz Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı(ICAO), Avrupa Sivil Havacılık Konferansı(ECAC), Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyet Teşkilatı(EUROCONTROL) ve Havacılık Otoriteleri Birliği(JAA) bünyesinde yürütülen faaliyetler, üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerimizin yerine getirilmesi amacıyla yakından takip edilmektedir.
Sivil Havacılık Otoritemiz söz konusu kuruluşların karar mercii olan yönetim kademelerinde aktif olarak görev almaktadır. ECAC yönetim kurulu üyeliğine seçilen ülkemiz, AB üyesi olmadan bu aşamaya gelen tek ülkedir. Sivil havacılık alanında bölgesel işbirliğini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilen bu toplantılarda, eğitim bakım ve diğer havacılık konularında ilişkilerin geliştirilmesi amaçlanmış, D-8 ülkeleri ile yapılan toplantıda , Türk Sivil Havacılığının önümüzdeki iki yıl boyunca yeni kurulan oluşuma başkanlık etmesi ve Genel Sekreterya Hizmetlerini yürütmesine karar verilmiştir. Tüm bu gelişmeler, Türk sivil havacılığının uluslararası alanda elde ettiği önemli başarılardır.
Avrupa Komisyonu’nun yayımlamış olduğu 2007 İlerleme Raporu’nun “Hava Taşımacılığı” ile ilgili kısmında; mali olarak özerk bir yapıya kavuşan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yeniden yapılandırma çalışmalarından olumlu sonuçlar alındığına vurgu yapılması son derece sevindirici bir gelişmedir. İlerleme raporunda hava taşımacılığındaki ilerlemeler; SHGM’nin sektörün ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek yasal düzenlemeleri hayata geçirmesi ile açıklanmıştır.
Aviationturk: Havacılık’ın bir çok alanında tüm imkanların ülke hizmetine sunulduğunu bu söylediklerinizden anlıyoruz. Peki işin mutfağı konusunda ne diyorsunuz? Türkiye’de havacılık endüstrisi’nin gelişmesi ve yerli uçak sanayi’nin kurulup yaygınlaştırılması konusunda çalışmalarınız var mı?
Bakan:2007-2013 yıllarını kapsayan Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planının hazırlanması esnasında Hava ve Uzay Sektörü Özel İhtisas Komisyonu tarafından Bölgesel Uçak Üretimi ile ilgili olarak ayrıntılı bir çalışma yapılmış ve havacılık sektörüne ilişkin diğer konular ile birlikte bir Rapor hazırlanmıştır. Söz konusu Raporda şu anki mevcut durum ve sektörün eğilimi ortaya konulmuş ve hava taşımacılığını geliştirme modelleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucu; yıllık 2,5 Milyar Dolarlık hava-uzay endüstrisi gelir potansiyeli göz önünde bulundurularak, Türkiye’de bölgesel uçak geliştirimi ve üretilmesinin Türk hava-uzay endüstrisinin stratejik amaçlarından biri olarak belirlenmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, ülkemizdeki ilgili kurum ve kuruluşlar konuyu büyük bir hassasiyetle takip etmektedir.
Aviationturk: Bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz Sayın Bakan.
Tevfik Uyar - Aviation Türk, Sayı 1
Bu Kategorideki Son Yazılar
- Deniz Uçakları Hayat Kurtarıyor... - March 31st, 2009
- TALPA Büyük Oynuyor - June 23rd, 2008