// Çevrimiçi

Başbakan’ın helikopterinde tasarım hatası (Sayı 7) - AİR FORCE ONE TÜRKİYE’DE (Sayı 7) - Nisan - Mayıs sayımız çıktı! - Aviation Türk artık dijital olarak da satışta… www.emecmua.com - BÖLGESEL JETLERİN DEVİ: BOMBARDİER CJR900 - KKTC’nin Çilesi: Doğrudan Uçuş (Sayı 5) - Deniz Uçakları Hayat Kurtarıyor… - Gulfstream G 550 (Sayı 2) - Haziran Sayımız Çıktı! - Enler ve İlkler (Sayı 2) -


DİKKAT: Web sitelerine yerleştirdiğimiz konularımızın dergimizin baskısında daha ayrıntılı ve gerek içerik, gerekse görsel anlamda daha zengin olduğunu unutmayınız.

Deniz Uçakları Hayat Kurtarıyor…

Mart 31st, 2009 by admin

Deniz uçakları artık Türkiye’de de hayat kurtarıyor. 14 ayda balık türlerinde artış olurken, orman yangınlarında ise azalma oldu. Deniz uçağı denince Türkiye’de akla ilk gelen isimlerden olan Hakan Osanmaz’la tecrübeleri hakkında konuştuk.
Türkiye’de başlatılan yeni bir uygulama ile denizi kirleten gemiler ve tersaneler, deniz uçakları yardımıyla tespit ediliyor ve ardından haklarında cezai işlem uygulanıyor. Deniz uçakları aynı zamanda orman yangınlarını da erken fark edip büyümeden söndürülmesini sağlıyor. Bu sistemin ilk uygulayıcısı ise Pilot Hakan Osanmaz. Kocaeli Belediyesi ile ortak bir çalışma yürüten Osanmaz, yurt dışında aldığı eğitimleri Türkiye’de uygulamanın haklı gururunu yaşıyor.

Türkiye’ye geldiğinde, ilk deniz uçağı getirmenin mutluluğunu yaşarken, birçok prosedür ile karşılaşacağından habersizdi. Önüne çarpılan her kapı onu başarma azminden ve yapmak istediklerinden vazgeçirmedi.

Osanmaz’ın, 2 adet Maule ve 1 adet Cessna 206 Amphibian deniz uçağı var. Sorduğumuzda ise üç deniz uçağım ve 15 yıllık tecrübem var diyor.

Türkiye’de deniz uçağı macerası nasıl başladı?

25 yıllık Avrupa yaşamımdan sonra bir gün SHGM’ye telefon açıtım ve Türkiye’de hiç deniz uçağı olmadığını öğrendim. Hamburg’tan uçarak Türkiye’ye geldim. Türkiye’de deniz uçaklarıyla ilgili hiçbir prosedür olmadığından, uçağım 2 yıl Ataköy Marina’da durdu.
Türkiye’de bir ilk olmak tahmin edemeyeceğiniz kadar zor. Bürokrasi, sanki insanlara bu işleri yapmasınlar diye hazırlanmış. Tanıdığım bir Alman vatandaşının Kekova’da alacağı bir yerle ilgili resmi makamlarla bin 100 sayfa yazışmasından sonra yeri alamadan ölmesi beni daha da hırslandırdı. “8 bin 333 km sahili olan bu ülkede bu uçakları uçurmadan ölmeyeceğim.” diye inat ettim. Gelen havayolları tekliflerini geri çevirdim. Deniz uçakları benim hayat felsefem ve yaşama sevincim.

SHGM’den ilk müsaadeyi aldıktan sonra neler oldu?

Uçağı Ataköy Marina’da ilk kez suya indirdiğimde bütün balıkçılar yanıma geldi, “atla atla” diye bağırdılar, uçak düştü zannetmişler. İşte o zaman bu ülkede deniz uçakları ile işimin ne kadar zor olacağını daha iyi anladım.

İlk uçuş Ataköy Marina’dan Antalya/Kemer Ayışığı koyuna planladı. İniş yaptıktan sonra neden suya iniş yaptın diye kelepçelenip nezarethaneye atıldım. Ardından Ulaştırma Bakanı’na çıktım, 1 hafta sonra da Side’de bana tekrar nezarethane yolu göründü. Hâlihazırda Antalya Havalimanı Başmüdür yardımcısına, kaymakamlığa her türlü evraklarımın tam olduğu bilgisini vererek nezarethaneden çıkmayı başardım.

1 ay sonra Turizm il Müdürü “Senin uçuşunu kestim. SHGM sana karışamaz, benden uçuş müsaadesi almak zorundasın” diye uçuşumu kesmeye kalkıştı. Bir sürü yazışma ile bunu da durdurdum. Daha sonra Liman Başkanlığı “Sular benden sorulur, benden müsaade alacaksın.” dedi. Sahil güvenlik de dahil olmak üzere bütün sorunları tek tek aştım. Petrol Ofisi aylar boyunca yakıt vermedi “Havaalanına inemeyen uçağı alırken bana mı sordun?” dedi ama noter taahhütnameleri ile yakıt alabilmeyi dünyadaki örnekleri ile göstererek Ankara’da yönetim kuruluna bir brifing vererek ikna ettim.

Deniz uçağı ile kamu yararına çalışmalar nasıl başladı?

Tüm bunlar bu ülkede aşıldı, turizm amaçlı neler yapılabileceğini 12 yıldır kanıtlandım. Kamu yararına, çevrecilik yararına bu uçakla 14 aydır Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına çevre denetleme, gemileri denetleme, orman yangınlarını denetleme uçuşları yapıyorum.  15 yıl önce bu projeyi İstanbul Büyükşehir Belediyesine sunmuştum, ancak ilgilenen olmadı. 15 yıl sonra Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu ile uçtum. Gemilerin, kıyı şeridindeki tersanelerin ve fabrikaların denizlerimizi nasıl kirlettiğini gösterdim. İki gün sonra bu uçağı Kocaeli’ye getirmemi istedi. O günden bu güne günün değişik saatlerinde havalanıp gemilerin arasından uçarak, onları taciz ederek, caydırıcı olmaya çalışıyorum.

Deniz telsizinden “İyi günler Kocaeli Büyükşehir Belediyesi konuşuyor, havadan denetleniyorsunuz. Lütfen denizlerimizi temiz tutalım.” ve arkasından İngilizce olarak uyarılarda bulunuyorum. Tüm tersanelerin, fabrikaların ve gemilerin yaptıkları en ufak kirlilik bile havadan çok net bir şekilde tespit edilip ilgili yerlere ceza olarak gidiyor.

Cezai işlem uyguladığınız çok fazla uygunsuz durum var mı?

14 aylık bilanço; 4,5 trilyon. Evet, yanlış okumuyorsunuz. Dört buçuk trilyon ceza.   Valiliklere bildirilen 120’nin üzerinde de uygunsuzluk raporumuz var. Ayrıca bir günde dört orman yangını ihbarında bulunarak Kocaeli’yi, Antalya gibi olmaktan kurtardık. Bu uçağın fonksiyonel faydaları rakamlara dökülemeyecek kadar büyük. Bir ağacın 50 yılda büyüdüğünü düşünürsek ve bir günde dört farklı bölgede orman yangını ihbarı ile yangına büyümeden müdahale ettiriyorsanız bunu rakamlarla telaffuz edemezsiniz.
Başkanımıza ilk günden beri söylediğim şunu söyledim; “biz hiç ceza kesmediğimiz zaman başarılı olduğumuzu anlarız.” Körfezimiz şu anda o duruma gelmek üzere. Tüm tersaneler kendi bariyerlerini çekmiş durumda, kirlilik denize gitmeden bariyerin içinde kalıyor ve oradan toplanıyor. Fabrikalar pis sularını artık denize bırakamıyor, fabrikanın içinden çıkan boruya kadar havadan tespit ediyoruz. Fabrikaların veya gemilerin kirlilik yaptığını gördüğümüzde oraya iniyor, örnek alıyor ve analize gönderiyoruz.
Artık havadan suyun dibi görünüyor, yunus balıkları yüzüyor. Kocaeli halkı rahatça balık avlayabiliyor. Balık türlerinde hızlı bir artış görülüyor. Mütevazı olmayacağım, bunların hepsi deniz uçağı sayesinde oldu.

Deniz uçakları başka hangi durumlarda kullanabiliyor?

Bu uçaklarla denizin üzerinde arama kurtarma yapabiliyoruz, Antalya’da katamaranın direği kırılmış 2 genç kardeşin hayatını kurtardım. Her bayram annesi-babası beni arıyor; “Sayende çocuklarımla bayramı kutluyorum.” diye bana teşekkür ediyorlar. Başka bir olay da üç gün boyunca bulanamayan bir Almanın cesedini sahil güvenliğe teslim ettim. Bu da deniz uçağının sayesinde…
Yurt dışında bu çalışmaların bir örneği var mı?

Mesela, Yeni Zellanda’daki Hood Gölü’nde 3 bin adet deniz uçağı kayıtlı. Biz de ise bu sektör daha yeni yeni keşfedilmeye başlandı.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

15 yılımı bir ideal uğruna ve deniz uçaklarına adadım. Deniz uçaklarının turizm amaçlı nasıl kullanılabileceğini, kamu yararına nasıl kullanılabildiğini ispat ettim. Tam 12 yıl uğraştım, SHGM’den deniz uçakları yönetmeliği çıkarttırdım.  Son bir arzum var; herhangi bir resmi kurumun bana gelip “Sen çok uğraş verdin, biz senin için ne yapabiliriz?” demesi. İşte o zaman ölebilirim ama sevinçten…

Bu Kategorideki Son Yazılar

Bu yazıya bir yorum yazın...

Dikkat! Yorumlar onaylandıktan sonra yayına girecektir.