Avrupa Havacılık Endüstrisi ve Türkiye’nin Konumu

Hem Avrupa’da hem de Dünya ‘da bu sektörde faaliyet gösteren KOBİ’ler yerel veya uluslararası havacılık oluşumlarının çatıları altında yer alıyorlar. Türk firmalarının hem bu sektördeki yerini korumaları hem de bu firmalara uluslararası platformlarda kendilerini gösterebilme şansı elde etmesi için GIFAS ( Fransız Havacılık Endüstrisi Birliği), ASD ( Avrupa Savunma ve Havacılık Birliği) gibi oluşumların bir benzerinin Türkiye’de de kurulması gerekmektedir.
Üretim hacmi ve değerleriyle global ekonominin motorlarından birisi askeri ve sivil havacılık ve uzay endüstrisidir. Teknolojideki gelişim ve mühendislikteki ilerleme ile birlikte, buna karşılık olarak ürünlerin kullanıcılarının artması ve genişleyen Pazar, küreselleşmenin etkisi sonucu katı sınırların giderek yumuşamasından yola çıkarak genişleyen sanayi kültürünü oluşturmuştur.
Aviation Türk dergisinin bu ilk sayısında, genişleyen Pazar ve üretim bandına katkıda bulunmak konusunda ciddi bir özgüven sorunu yaşadığını düşündüğüm Türk üreticisinin dikkatini çekmeye çalışacak, sektör ve genişliği hakkında bilgi verirken, Türk üreticisinin bu pastadan ne kadar pay alabileceğine dikkat çekeceğim. Şimdi biraz rakamlar konuşsun.
2006 yılı itibariyle, dünyadaki havacılık ve uzay piyasası 271 milyar avroluk bir hacme ulaşmıştır. Havacılık ve uzay alanında çalışan personel sayısı ise 1.32 milyondur. Bu piyasanın %34’ünü Avrupa’daki ülkeler elinde tutmaktadır. Aşağıdaki tablo ve grafik, ülkeler ve piyasadaki ağırlıklarını göstermektedir.
|
Ülkeler: |
Piyasa Hakimiyet Yüzdesi |
2006 İş Hacmi (Milyon Avro) |
Personel Yüzdesi |
Personel Sayısı |
İş Hacmi / Personel ( Milyon Avro) |
|
Avrupa Birliği |
34% |
92.392 |
36,2% |
477.840 |
193.353 |
|
Japonya |
3% |
7.609 |
2,2% |
29.040 |
262.008 |
|
Kanada |
5% |
13.044 |
6,1% |
80.520 |
161.991 |
|
Diğer |
4% |
10.326 |
7,7% |
101.640 |
101.595 |
|
Amerika |
55% |
149.457 |
47,8% |
630.960 |
236.872 |
|
Toplam |
100% |
271.740 |
100,0% |
1.320.000 |
|
Tabloda da görüldüğü gibi Havacılık ve Uzay endüstrisinde ABD liderlik yapmaktadır. Türkiye’yi daha çok ilgilendiren Avrupa ise bu pastadan ikinci sıradaki payı almaktadır. Avrupa havacılık pazarı, Türkiye’nin içinde yer alıp, yeni projelerde yer alma potansiyeli yüksek olan pazar olduğundan bu yazımızda daha çok Avrupa ile ilgileneceğiz.
Avrupa Piyasası’nın Karakteristiği
Avrupa Havacılık ve Uzay piyasasına bakıldığı zaman, sektörün askeri (%30,8) ve sivil (%69,2) olmak üzere ikiye ayrıldığı görülür. Zaman içerisindeki gelişimi göz önünde bulundurulursa askeri projeler bundan 27 yıl önce sektörün elde ettiği cironun daha büyük bir kısmını oluştururken, soğuk savaşın etkisini giderek yitirdiği dönemde sivil projeler daha çok öne çıkmıştır. Askeri havacılık sektörünün cirodaki payı düşme istikrarını kaybetmemiş, günümüzde 80’lerin başındaki sivil sektör cirosunun payıyla eşit hale gelmiştir.
Bugün Avrupa’daki askeri ve sivil, tüm piyasa 92,392 milyar avroluk iş hacmine sahiptir ve bu piyasada çalışan personel sayısı toplam 444,840 tır. 2006 yılında Avrupa havacılık endüstrisi, toplam iş hacminin %7,1 olan 6,3 milyar avroluk kar elde etmiştir. Bu sektörün gerektirdiği yenilikleri karşılayabilmek ortalama 10,43 milyar avro, toplam iş hacminin %11,82 si, Ar-Ge için harcanmıştır.
Bu harcama, 5,03 milyar avrosu uçak gövde sistemleri için, 2,8 milyar avrosu uçak motorları için, 2,6 milyar avrosu ise Ar-Ge ekipmanları için olmak üzere kollara ayrılmıştır. Toplam iş hacminin %5,5’luk Ar-Ge kısmı Avrupa Devletleri tarafından, geriye kalan %6,5 olan kısmı ise Ar-Ge faaliyeti yapan şirketlerin kendi bütçelerinden karşılanmıştır.
Aşağıdaki tablo Avrupa Havacılık ve Uzay Endüstrisinin alt parçalarını somut bir halde gösteriyor. Toplam 17 milyar avroluk iş hacmi olan uçak bakım kolunun %46,6 sı uçak üreten firmalara, geri kalan %53,4 lük dilim ise havayolu şirketlerine ait.
Kobiler Yükselişte
Bugün büyük şirketler üretimin tamamına hakim olmaktan yana değil. Özellikle Avrupa’da etkisini gösteren bu paylaşım dalgası sonunda KOBİ’lerin önemi büyük ölçüde artmış durumda. Özellikle son projelerde KOBİ’lerle yapılan ortaklıklar, sadece yan sanayi’nin değil, mühendislik hizmeti veren bazı KOBİ’lerin de büyük projelere iştirakini sağlamıştır.
Örneğin Avrupa’da havacılık sektöründe hizmet veren küçük ve orta büyüklükteki İşletmelerin toplam 61,050 personeli bulunuyor ve bu işletmelerin toplam iş Hacmi 3 milyar avro. Bu alanda hizmet veren KOBİ’ler, toplam iş hacminin %7,9 unu kar olarak geri döndürüyor. Bu ölçekteki şirketlerin son 10 yılda Ar-Ge için harcadıkları para ise iş hacminin %12,1’ine denk düşüyor.
Hem Avrupa’da hem de Dünya ‘da bu sektörde faaliyet gösteren KOBİ’ler yerel veya uluslararası havacılık oluşumlarının çatıları altında yer alıyorlar. Türk firmalarının hem bu sektördeki yerini korumaları hem de bu firmalara uluslararası platformlarda kendilerini gösterebilme şansı elde etmesi için GIFAS ( Fransız Havacılık Endüstrisi Birliği), ASD ( Avrupa Savunma ve Havacılık Birliği) gibi oluşumların bir benzerinin Türkiye’de de kurulması gerekmektedir. Gelişme ancak topyekün olabilir çünkü Türk Havacılık ve Uzay Endüstrisinin daha çok genç olmasından dolayı, Ar-Ge faliyetleri tecrübesiz mühendisler ya da tecrübesiz mühendislik firmaları tarafından yürütülmektedir. Bu konu beraberinde bir çok hatayı, yanlışı dolayısıyla zaman kaybını ve Türk firmalarına duyulan güvende azalmayı beraberinde getiriyor.
Türk Havacılık Endüstrisi
Avrupa Havacılık ve Savunma Birliğinden alınan istatistiklere göre, Türkiye’de savunma sanayi için çalışan 11.300 personel bulunurken, Türk Havacılık Sanayisi için sadece 4,200 çalışan mevcut. Ülkemizin tablosunu Fransa veya İngiltere ile karşılaştırdığımızda, bu sektörün o ülkelerde Türkiye’den yaklaşık 30 kat daha büyük olduğunu görüyoruz. Avrupa’da toplam iş hacminin %12,1 lik kısmı Ar-Ge için harcanırken, ülkemizde bu oran %4,65 olarak kayıtlara geçiyor. Uluslararası piyasada tutunabilmek ve rekabet edebilmek için ülkemiz çok daha fazla imkan gerektiriyor. İhraç edilen iş ve hizmetin toplam iş hacmine oranı ise %20,46’yı gösteriyor. İhracat oranları vasatın üstüne olsa da toplam iş hacminin düşüklüğü asıl sorunu teşkil ediyor. Oysa Türkiye gibi güçlü ekonomilerin bugün daha büyük rakamlara sahip olması gerekirdi.
Gelişen Pazara İştirak Etmek
Avrupa Hava Savunma ve Uzay Şirketi (EADS) gelecek 15 yıl içinde, Hindistan’dan mühendislik hizmeti almak için 2 milyar avro harcamayı planlıyor. 20 yıl içerisinde ise sivil uçak piyasasının uzak doğu (Çin, Hindistan, Rusya) tarafından yönetileceği tahmin ediliyor. EADS ve Airbus’ ın maliyeti düşürme politikası, 10 yıl içerisinde üretime ve geliştirmeye harcanan parayı %30 oranında azalatmayı amaçlıyor. “Power8″ adı verilen bu politika, 2007 yılında avronun dolara karşı dezavantajlarını kaldırmak ve Airbus’ın üretim maliyetlerini Boeing’e göre azaltmak amacıyla başlatıldı. Bu rekabet ortamı, uçak üreten firmalara uluslar arası çalışan birden çok yüklenici firma ile çalışma fikrini verdi. Airbus A380, Boeing 787, Airbus A400M bu mantıkla yürütülen projelerden bazılarıdır.
Türk Havacılık firmaları daha güçlü olabilmek, daha yüksek kalitede işler gerçekleştirebilmek adına mutlaka büyük projelerde devlerle birlikte çalışmak zorundadırlar. Uluslararası hizmet vermek isteyen bir firma için, diğer şirketlerle birlikte çalışmak, idealler yolunda alınması gereken ilk kararlardan biridir. Brezilya’daki uçak üreticisi Embraer firmasının yaptığı gibi, Türkiye’deki firmalar da üniversitelere destek ve yardımda bulunmalıdırlar. Geleceğin mühendislerinden sektöre fayda sağlamaları bekleniyorsa, onlara bu sektörün okul zamanında tanıtılması gerekmektedir. Ayrıca üniversiteler de uluslararası değişim programları sağlamalı ve yurt dışındaki teknolojiyi ülkemize getirmelilerdir.
Türkiye’de havacılık sektörünün ilerlemesi için güçlü bir oluşuma ihtiyaç vardır. Bu oluşumla birlikte sorunlar eskiye nazaran daha kısıtlayıcı olacak, sektörde pozitif ivme görülecektir.
Hakan Atalan (Atalan Makina Teknik Müdürü), / Aviation Türk, Sayı 1
Bu Kategorideki Son Yazılar
- Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı’nda TÜRK damgası - May 22nd, 2008