// Çevrimiçi

Başbakan’ın helikopterinde tasarım hatası (Sayı 7) - AİR FORCE ONE TÜRKİYE’DE (Sayı 7) - Nisan - Mayıs sayımız çıktı! - Aviation Türk artık dijital olarak da satışta… www.emecmua.com - BÖLGESEL JETLERİN DEVİ: BOMBARDİER CJR900 - KKTC’nin Çilesi: Doğrudan Uçuş (Sayı 5) - Deniz Uçakları Hayat Kurtarıyor… - Gulfstream G 550 (Sayı 2) - Haziran Sayımız Çıktı! - Enler ve İlkler (Sayı 2) -


DİKKAT: Web sitelerine yerleştirdiğimiz konularımızın dergimizin baskısında daha ayrıntılı ve gerek içerik, gerekse görsel anlamda daha zengin olduğunu unutmayınız.

Araplar Havacılıkta Küresel Liderliğe Oynuyor!

Haziran 18th, 2008 by admin

Suudi Arabistan, Dubai ve Abu Dhabi… İnanılmaz tutarlarda uçak siparişleriyle isimlerini duyuran bu sermaye merkezleri, 2007’de küresel liderliğe oynadı… 2008 ise yeni gelişmelere gebe!

Dünyadaki petrol rezervlerinin büyük bölümüne sahip olan ve bu sayede büyük bir ekonomik gücü elinde bulunduran Körfez ülkeleri, bu ekonomik gücü gelecekte kendilerine büyük kar getireceğini düşündükleri alanlara yatırım olarak aktarıyorlar.  Bu alanların başında ise havacılık ve uzay geliyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Dubai bu alanda yatırımlarıyla ön plana çıkıyorlar. Son zamanlar artış gösteren körfezdeki bu büyük hareketlilik başta Amerika ve İngiltere olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinin dikkatini bu bölgeye kaydırmasına neden oldu.
Suudi Arabistan göklerini güvence altına alıyor
2007’nin Eylül ayında İngiltere ve Suudi Arabistan, savunma işbirliği programı “Project Salam” kapsamında 72 adet Eurofighter Typhoon model savaş uçağının Arabistan tarafından satın almasını içeren 40 milyar dolarlık sözleşmeye imza attı. İki ülke arasında 1984 yılında oluşturulan ve bugüne dek 43 Milyar Euro’luk hacme ulaşan Al Yamamah savunma paktına göre İngiliz yüklenici firması BAE Systems işlerin çoğunu zaten Suudi Arabistanlı yerel şirketlere devretmeye başlamıştı. İki ülke arasında imzalanan yeni anlaşmanın ise yine aynı kapsamda savunma işbirliğine katkıda bulunarak, iki ülkenin havacılık ve uzay imalat sanayisine de büyük bir ivme kazandırması bekleniyor.

Bu projeyle beraber Alsalam Aircraft firması bakım işlerinde, Advanced Electronics firması hava sanayinde kullanılan elektronik parçalarının onarımında, Aircraft Accessories and Components firması iniş takımlarının revizyonunda ve Saudi Development and Training firması ise eğitim alanında faaliyetlerini genişletmiş olacak, çünkü bu 72 adet Typhoon’un 48 adedinin montajı Suudi Arabistan’da gerçekleştirilecek. Askeri havacılıkta kendine yeten bir ülke olmayı amaçlayan Suudi Arabistan’ın bu hedefine bir adım daha yaklaştığını söylemek için uzman olmaya gerek yok, çünkü söz konusu anlaşmayla gerçekleşecek teknoloji transferi Suudi Arabistan’ı bölgesinin Eurofighter merkezi olmaya yaklaştırdığı kolaylıkla söylenebilir.

Suudi Arabistan’da yaşanılan gelişmeler sadece askeri havacılık alanıyla sınırlı kalmayıp sivil havacılıkta da radikal bazı kararları beraberinde getiriyor. Hatırlanırsa, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Bakanlar Kurulu’nun Saudi Arabian Airlines’a kendi içindeki cok stratejik altı birimini özel şirketlere dönüştürmesine izin vermesiyle önemli bir adım atılmış olmuştu. SAA aldığı bu izinle 10 yıllık uçak filo modernizasyonuna da en kısa sürede start vermeyi planlıyordu. Bugün bu plan dahilinde ciddi alım planları yapıldığı da basına verilen bilgiler arasında.

Askeri ve Sivil havacılık alanına yatırılan büyük meblağlarla beraber oluşan bu büyük havacılık dalgası Orta Doğu’da yeni kurulan havacılık şirketlerini de etkisi altına almış durumda. Şirketler şu aşamada hızla yükeselen filo sayılarına ayak uydurmaya çalışıp filolarını yeni uçaklarla takviye etmeye çalışsalar da, bir sonraki aşamada ana amaç olarak havacılık teknolijileri üretip geliştirmek istiyorlar. Sanayilerini çeşitlendirmeyi amaçlayan bu petrol zengini körfez ülkeleri, uzun vadede yararını daha fazla göreceklerine inandıkları havacılık alanını hedef olarak belirlemiş durumdalar.

Dubai küresel güç olmaya hazırlanıyor

Ortadoğudaki en önemli ülkelerden biri olan ve ekomisi gün geçtikçe daha da güçlenen Dubai de havacılık alanında çok önemli yatırımlar yapıyor. Yaklaşık olarak her yıl %18 oranında artan yolcu sayısı, Dubai havaalanını önemli noktalardan biri haline getiriyor ve Dubai’deki bu potansiyel havacılık şirketlerinin iştahını kabartıyor. Ayrıca Dubai, bünyesindeki havayolu firmalarıyla dünyayı fethetmek üzere. Şüphesiz en bilinenlerinden birisi Emirates! Emirates havayolları 2015 yılı itibariyle 180 adetlık uçak filosuyla dünyada 110 noktaya uçmayı amaçlıyor. Eğer gelişmesini aynı hızla sürdürür ve bu amacına ulaşabilirse Emirates dünyanın en büyük hava taşımacılığı şirketi haline gelebilir.

Sadece havayolu firmalarıyla değil, yeni projeler ve gelişmelerle de Dubai yıldız olmaya doğru adım adım ilerliyor. Dubai Şeyh’inin ayrıntılarını bizzat açıkladığı, dünyanın en büyük havaalanı Dubai World Center’ın yapımını ve Dubai Aerospace Enterprise’ın (DAE) genişletilmesini içeren 82 milyar dolar değerindeki stratejik geliştirme planı şu an yürütülen en pahalı projeler arasında.

DAE’ye ise ayrıca dikkat çekmek gerekiyor. İsviçreli SR Technics’i satın alarak büyümeye başlayan DAE, 2007 Haziran ayında Boeing ile kısa vadede yer hizmetleri, finansman ve bakım alanlarında nasıl bir birliktelik gerçekleştirilebileceğine dair bir anlaşma imzaladı. Geçtiğimiz yılın Ağustos ayında 1.9 milyar dolar değerindeki Standart Aero ve Landmark Aviation’ı bünyesine katarak sınırlarını genişletti. Ekim ayında kapılarını açan yeni DAE üniversitesi, İngiltere’deki Cranfield Üniversitesi ile havacılık ve uzay odaklı işletme ve mühendislik yüksek lisans ve doktora programlarını içeren 20 senelik bir ortaklık anlaşmasına varmasıyla daha küresel bir kimliğe ulaştı.

Giderek küresel boyut kazanan Dubai firmaları DAE ile sınırlı değil. 2005 yılında Dubai Holding’in uluslararası yatırım kolu olan Dubai International Capital (DIC), İngiltere’nin savunma, havacılık ve uzay firmalarından biri olan Doncasters Group’u 1.22 milyar dolar karşılığında bünyesine kattı. Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında da EADS’nin %3,12 lik hissesini 600 milyon avro karşılığında satın aldı ve Avrupa havacılın endüstrisinin en büyük firmasına Arap sermayesi katılmış oldu.

Başkent Abu Dhabi de yarışta

Dubai’nin komşusu ve Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dhabi de havacılık ve uzay alanında en az Dubai kadar aktif konumda. Bölgenin havacılık merkezi olma yolunda Dubai ile başa baş bir yarış içine giren Abu Dhabi, kendisine bağlı olan Mubadala Development’ın iki önemli anlaşma imzalamasıyla “yarışta ben de varım” dedi. Mubadala Development şirketi geçtiğimiz yılın Haziran ayında Boeing ile ileri teknolojik hava uzay yapılarının Abu Dhabi’de üretimi üzerine bir protokol anlaşması imzaladı. Mubadala Development aynı zamanda önemli uçak üreticilerinden olan Lockheed Martin şirketiyle de benzer bir protokole imza attı. Geçtiğimiz yılın Eylül ayında da Mubadala Development, U.S. Carlyle Group’un %7.5 hissesini 1.35 milyar dolar karşılığında satın aldığını açıkladı.
Abu Dhabi menşeli firmaların yüksek miktarda hisse sahibi olduğu havayolu şirketlerinin de değeri gittikçe artıyor ve hızla büyüyor. Gelişimini bugün de sürdüren yine Abu Dhabi menşeli Etihad Airways 2006 yılının ilk altı ayında yolcu sayısını dokuz yüz binden 1.9 milyona çıkararak %111 lik bir büyüme sağlaması hala bir köşetaşı olarak tarih sayfalarında duruyor.

Hava-uzay endüstrisinde de Abu Dhabi’li firmalar yayılımını sürdürüyor. 2007 yılı Mayıs ayında Abu Dhabi firmalarından Al Yah Satellite Communications (Yahsat), 1.36 milyar dolar değerindeki uydu iletişim sistemlerinin inşası amacıyla kurulan ve EADS Astrium, Thales ve Alenia Space şirketlerinin de yer aldığı konsorsiyuma seçildi ve önemli bir oyuncu olarak çalışmalarını yürütüyor.

Avrupa’da Arap ayak sesleri, eski liderleri bastırıyor

Petrol fiyatlarının tüm zamanların en yüksek değerine ulaşmasıyla körfez ülkelerinin savunma alanına yaptıkları yatırımlar da arttı. Fas ve Libya’nın yeni hava savunma araçlarına yatırım yapması gibi çoğu Ortadoğu ülkesinin girişimleriyle bu ülkelerin önceliklerinin başında yeni gözetleme sistemleri geliştirmek, daha hızlı iletişim sağlamak ve daha akıllı yeni nesil silah sistemeri temin etmek gelmeye başladı. Üstelik bu ülkeler artık pazar olmak değil, üretici olmak istiyorlar! Ayrıca bu ülkelerin Avrupa’daki bir çok büyük firmada pay sahibi olmak istemesi de söz konusu. İşte bu isteğe paralel olarak Avrupa ve Kuzey Amerikalı üreticilerin Ortadoğu’daki kötü şanslarının yavaş yavaş terse dönmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Örneğin geçtiğimiz Ağustos ayında DAE, Airbus’ın gider azaltma programı olan “Power8” programı dahilinde satışa çıkardığı fabrikalara talip olduğunu açıkladı ve çok iyi bir ücret sunacağına da kesin gözle bakılıyor.

Tüm gelişmeler göz önüne alındığında Arapların petrol gelirlerini havacılık yatırımlarıyla değerlendirdiği ortaya çıkıyor. Böyle giderse yirmi yıl içinde havacılıktan bahsederken arap sermayesinden bahsetmemek mümkün olmayacak.

Can Karaçengel / Aviation Türk, Sayı 2

Bu yazıya bir yorum yazın...

Dikkat! Yorumlar onaylandıktan sonra yayına girecektir.